İstanbul’un önemli kültür varlıklarından, görkemli sütunları ve gizemli heykelleriyle dikkati çeken Yerebatan Sarnıcı, dronla görüntülendi.
Bu büyük yer altı sarnıcı, suyun içinden yükselen ve sayısız gibi görülen mermer sütunlar sebebiyle halk arasında “Yerebatan Sarayı” olarak isimlendirildi.
Yaklaşık 10 bin metrekare alanı kaplayan, uzunluğu 140, genişliği 70 metre olan dikdörtgen biçimli devasa yapı, 80 bin ton su depolama kapasitesiyle şehrin en büyük kapalı sarnıcı olması ve diğer kapalı sarnıçlardan daha fazla devşirme taşıyıcı elemana sahip olmasıyla dikkati çekiyor.
Birbirine 4,80 metre aralıklarla dikilen bu sütunlar, 28 sütun içeren 12 sıra meydana getiriyor.
Çeşitli mermer cinslerinden yontulmuş sütunların büyük bir kısmı tek parçadan, bir kısmı da iki parçadan oluşuyor.
Sarnıcın tuğladan örülmüş 4,80 metre kalınlığındaki duvarları ve tuğla döşeli zemini, Horasan harcından kalın bir tabakayla sıvanarak su geçirmez hale getirilmiş.
İstanbul’un fethinden sonra Topkapı Sarayı’nın ihtiyaçları için bir müddet daha kullanılan tarihi sarnıcın, bölgede yavaş yavaş konutlaşmanın başlamasıyla halk tarafından kullanıldığı da biliniyor.
Restorasyon sonrası 1987’de gezi platformu düzenlemesiyle İBB tarafından müze olarak ziyarete açılan görkemli yapı, zaman içinde çeşitli ulusal ve uluslararası etkinliklere ev sahipliği yaptı.
Son olarak İBB Miras tarafından yapılan restorasyonun ardından 22 Temmuz 2022’de yeniden kapılarını açan Yerebatan Sarnıcı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.
Görüntülerde yapının zeminine yerleştirilen yeşil ışıkların yansımasıyla sarnıcın sarı ve kızıl renkteki ışıklandırmasının oluşturduğu renk ahengi görsel şölen oluşturuyor.
Sütunların yanı sıra heykellerin de yer aldığı görüntüler, asırlara meydan okuyan yapının gizemini ortaya koyarken görenleri kendisine hayran bırakıyor.
