İsrailliler, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde ateşkes ve karşılıklı esir takası anlaşmasını kabul ettiğini duyurmasının ardından Batı Kudüs’te hükümetlerinden ateşkes anlaşmasını imzalaması talebiyle protesto gösterisi düzenledi.
İsrail polisi, Netanyahu’nun evine çıkan yolları demir bariyerler ve güvenlik araçlarıyla kapattı. İsrailli aktivistler, “Filistinlilerin de hayatları önemlidir”, “Ölüm yeter, savaşı durdurun”, “Refah’a saldırı=Ölü esirler” yazılı pankart, afiş ve dövizler taşıdı.
Göstericiler, bunun üzerine Batı Kudüs’ün Balfour Caddesi’ndeki Başbakanlık ofisi yakınlarında toplanarak, “Masada anlaşma var kabul et” şeklinde slogan atmaya başladı. İsrailli aktivistlerin gösterisine, yüzlerce kişi katıldı.
Babasının 213 gündür esir olduğunu aktaran Ilan, basit insanlar olduklarını ve dünyada barış istediklerini dile getirdi.
Ilan, “Savaşa inanmıyorum. Konuşmaya inanıyorum. Vatandaşları için iyi hayat isteyen liderlere inanıyorum. Bu bölgedeyse bunu görmediğimi hissediyorum.” diye konuştu.
İsrail hükümetindeki aşırı sağcı figürlerin ateşkese itirazları nedeniyle “karamsar” olduğunu dile getiren Davidov, İsrail hükümetinin ateşkes anlaşmasını kabul etmemesiyle daha yoğun protestolar yaşanacağını kaydetti.
Davidov, “İsrail hükümetinin yaptıklarından dolayı üzgünüz. İsrail halkı bundan daha iyi. Filistinliler burada yaşananlardan daha iyisini hak ediyor. Barış içinde yaşamak istiyoruz.” dedi.
Hamas’ın Katar ve Mısır tarafından iletilen “ateşkes önerilerine” onay verdiğini duyurmasının ardından İsrail Savaş Kabinesi, Refah’ta saldırılara devam kararı almıştı.
İsrail Ordu Radyosunun haberine göre, Refah’ın doğusunda boşaltılması istenen bölgede yaklaşık 100 bin Filistinli ikamet ediyor.
İsrail ordusunun tahliye edilmesini talep ettiği bölge, Gazze’ye insani yardımların girişinde ana geçiş noktası olan ve Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin yurt dışına seyahat etmek için kullandıkları tek geçiş noktası halindeki Mısır sınırındaki Refah Sınır Kapısı’nı da içeriyor.
Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.
